AĞAÇ OYMACILIĞI ÇEKİCİLİĞİNİ YİTİRİYOR

AHMET USTA SON ÇEKİCİ USTALARINDAN
Röportaj-Ayşe Öksüz
11/08/2011

Geçmişi 17.yy’a dayanan ağaç oymacılığı artık parmakla sayılacak 3-5 usta tarafından yapılmakta.Amasra Çekiciler Çarşısında Ali Rıza Vatandaşlar’Bizler atadan oğula çeken neslin son temsilcileriyiz.Babamızdan aldığımız mesleği yaşatmaya çalışıyoruz.Bu tarihi çekiciler çarsısında Çin mallarını görmek içimizi sızlatıyor’’ diyerek tepkisini eile getirdi.


Ağaç oymacılığı günümüzde Amasra ve köylerinde sürdürülmektedir. Amasra’da Çekiciler Sokağı’nda Ihlamur, Şimşir, Dişbudak, Ceviz, Kiraz ve Kızılağaç gibi ağaçlar kullanılarak yapılan hayvanlar, çerez takımları, isimlik, anahtarlık, resimlik, leylek gibi kuş figürleri, Ayetler ve güzel sözler yazılı levhalar ile kaşağı gibi eşyalar satılmaktadır.


Evliya Çelebi Seyahatnamesinde, Amasra halkının dağlardan kestikleri Şimşir ve Ihlamur ağaçlarından yaptıkları oyma-işleme ağaç eşyaları satarak geçimlerini sürdürdüklerini yazmaktadır. Ayrıca, Osmanlılar ve Cumhuriyetin ilk dönemlerinde mısır koçanı yaprakları kullanılarak örülen zincir, hasır şapka ve patik örmeciliği, günümüzde çok az da olsa görülmektedir.


ÇEKİCİLER ÇARŞISI


 Amasra'nın en ünlü sokağı "Çekiciler Çarşısıdır.Günümüzde  ağaç işleme tornaları kullanılıyorsa da ,ağaç işçiliği ustaları el tezgahlarında hünerli elleriyle  ağacı şekillendirirler. "Çekiciler" ismi de buradan gelir. Çarşıda her türlü ağaç işi eşya satılıyor.Çevredeki Akasya ve patlak ağaçlarının tohumlarından kıskandıracak güzellikte kolye, bilezik ve küpeler yapılıyor. Şimşir,ardıç kayacık,ıhlamur gibi ağaçlardan da çerez ve salata tabakları, kül tablaları,kalemlik-isimlikler,havanlar, içki buzlukları,çay-kahve servis tepsileri,biblolar, gazetelik, ekmeklik, aynalık, şimşir kaşıklar, hasır eşyalar ve tahta takılar imal ediliyor.


AHMET USTA SON ÇEKİCİ USTALARINDAN


Röportaj-Ayşe Öksüz


Amasra'da ağaç oyma işleri ile ağaç el işçiliği  çok gelişmiştir.Ancak son yıllarda  dışarıdan gelenler de satılmaktadır.Bunlardan çok değişik hediyelik eşyalar bulabilirsiniz.Bunun yanında tel kırma işçiliği de ileri düzeydedir.Amasra Çekiciler Çarşısı, ismini çekicilikten, cezp edicilikten almamış. Bu isim eskiden ahşap işlerin yapıldığı ayakla çalışan tezgahlara çekici denmesinden kaynaklanıyor. Ama öyle olsa da, Çekiciler Çarşısı gerçekten çok çekici.
“ Pers’li prenses Amastris’in kendi adına kurduğu şehirde eskiden şimşir ağacı ihracatı yapılırmış. Bu nedenle Amasra’da ağaç işleri pek yaygın. Çekiciler Çarşısında ağaçla ilgili yok, yok. Bu da ağaçtan yapılır mı dediğiniz şeyleri ustalar civar köylerde yaparak çarşıda satıyorlar. “
Ahmet usta eski çekicilerden. Amasra’da yıllardır leylek figürleri ve oyuncak topaç yapıyor.
Ayşe Öksüz:” Evet kolay gelsin dedik. Neler yapıyoruz?”
Ahmet Usta:” Leylek yapıyoruz. El sanatı üzerine çalışıyorum ben.”
Ayşe Öksüz:” ağaç işleri yapıyorsunuz.”
Ahmet Usta:” Evet, ağaç oyma işleri yapıyoruz.”
Ayşe Öksüz:” Amasra’da çok yaygın özellikle Çekiciler Çarşısında, neredeyse tahta ile ilgili her şey var.”
Ahmet Usta:” Amasra’da çok yaygın da, Amasra’da benim çocukluğumda 35 dükkandık biz bu el sanatını yapan. Şimdi hemen hemen tek kaldım diyebilirim yani. Torna işlerini yapan çok ama, bu el sanatını yapan yok. “
Ayşe Öksüz:” Siz elinizde şekil veriyorsunuz yaptığınız şeylere.”
Ahmet Usta:” Benim işim hep bıçakla oluyor. Başka bir şeyi yok yani. Bıçak , keser. “
Ayşe Öksüz:” Ne zaman başladınız ustacığım?”
Ahmet Usta:” Ben bu işi 14 yaşından beri yapıyorum. 14 yaşından beri bu işi yapıyorum.”
Ayşe Öksüz:” Nasıl, babadan mı, böyle bir ilham mı geldi, kimden öğrendiniz?”
Ahmet Usta:” Bu el sanatı işinde pek ustam yok. Kendim, oradan buradan görmeyle, kapmayla. Ustam yok, böyle, tornada da ustam yok, onu da yapıyorum.”
Ayşe Öksüz:” Genellikle gördük ki leylek yapıyorsunuz. Özel bir ilginiz mi var leyleğe?”
Ahmet Usta:” Değil. Öyle özel bir ilgim, yani çocuk yaştan beri bu leyleği yapıyoruz da, başka şekillerimiz yoktu yani. Artı, ben kafamdan bazı şeyleri kendi kafamdan çıkartmaya başladım yani. Tam manasıyla.”
Ayşe Öksüz:” Bir de topaçlar var.”
Ahmet Usta: “ Tamam, topaçlar var. Topaçları öyle çocuklar için yapıyorum. Onu da tornada arad bir yapıyorum yani. “
Ayşe Öksüz:” Nasıl. Biraz bahseder misiniz, neler hissediyorsunuz yaparken?”
Ahmet Usta:” Bu işi yaparken bana, bilhassa madenci heykelleri yaparken, bir sinir basıyor. O sinirle, yani orası olsun, burası güzel olsun, şöyle olsun, böyle olsun, daha değişik bir şeyler çıksın gibilerden yapıyorum yani. Yani öyle bir şey basıyor yani. Aslında bunu benim bir uzmanı ile çalışmam lazım. Uzman gibi bir şey olsa daha güzel olur yani. O da bana fikir verir, ben de ona fikir veririm, böyle gider yani. Daha güzel olur aslında.”
Ayşe Öksüz:” Başka bir iş yapıyor musunuz, bundan başka?”
Ahmet Usta:” Emekliyim efendim. Emekliyim. Bu da son oluyor dediğim gibi, daha artık kim yaparsa yapsın. “
Ayşe Öksüz:” Peki, teşekkür ederiz ustacığım sana.”
Amasra’da emekli Mustafa amca, çok ince bir uğraş edinmiş kendisine. Yirmi yıldır, çam fıstığı kabuklarından kolyeler, bilezikler yapıyor. Ha, bir de ceviz kabuğundan kaplumbağalar.
Mustafa Amca:” Bunlar da ceviz kabuğundan yapılmış kaplumbağa. Bu hızlı gidenler için. Arabanın aynasına bağlanır. Bu da uğur böceği, bu da aynaya bağlanır. Bu da iyi araba kullananlar için. Aferin der gibi. Aynaya, tek tek aynaya bağlanır bunlar. El sanatları… Şimdi burada vakit geçiriyoruz. Güzel güzel el sanatları yapıyoruz. Şeftali çekirdeği kolye, bunlar fıstık. Şu kolyemiz, çam fıstığı. Şurada bunlar kesilecek, bunlar da kesilmiş şekli. Onları terbiye edip, vernikleyip, delip pabuç şekline, daha doğrusu, patik şekline getirip hanımlara kolye yapıyoruz bunlardan. Bu fıstık, şu dişbudak, bu şeftali çekirdeği küpeler. Bunları hepsini biz hanımla beraber yapıyoruz. Ben kesiyorum, hanım bunları kolye şekline getiriyor. Bunlar matkapla tek tek deliniyor, bir milim matkapla. Ondan sonra vernikleniyor, ve diziliyor ve kolye oluyor. Fıstığın kendisi. Bundan Ege’de bol miktarda vardır. Karadeniz sahilinde de vardır bunlar. Bunun içinden 100 gr. fıstık çıkar. Onu da kırdığımız zaman işte şurada kesilmiş şekli var,10 gram kadar fıstık çıkar. Ondan helva veya iç pilavı yapılır. Bu fıstıklardan. Anavatanı Ege. İsterim ki, bunları başkaları da yapsın, bunlar el sanatıdır. İsterim ki, herkes gençler de bunları yapsınlar. Çok zor olduğu için ve büyük gelir bırakmadığı için bunlar revaçta değil. Kimse yapmıyor. Yüksek teknikerim. Emekliyim. Ben bunları Ankara’da da yapardım. Yirmi seneden beri de Amasra’da yapıyorum bunları. Kendimiz bulduk ve şu anda başka yapan da yok. “