Tehlike ortadan kaldırılıyor | Şampiyon İrlanda Yolcusu | TSO, TOBB EĞİTİMİNE KATILDI | KAMPANYAYA KATILIM ÇAĞRISI… | BAHAR ALERJİSİ KAPIYI ÇALIYOR | TURPÇU VE DERTLİ EREĞLİ’YE GELDİ | GAZETECİLER DERNEĞİNDEN JANDARMA KOMUTANINA ZİYARET.. | AK PARTİ GÖREV DAĞILIMINI YAPTI | MİLLETVEKİLİ YILMAZ TUNÇ'TAN İNSAN HAKLARI GÜNÜ MESAJI | Karabük Belediyesi Yeni Parklar ile Yeşil Alanları Çoğaltıyor |

Bugün 22.01.2018

CHP Kdz. Ereğli İlçe Yönetimininin çalışmalarını sizce nasıl?

Seçenekler
Halil Posbıyık
Dr. Hüseyin Uysal
Dr. Recep Erdoğan
Mevlüt Özdemir

Sonuçları Göster

Tekil (Bugün) 899
Toplam 7672131
En Fazla 101842
Ortalama 2186
 
BRONŞİT
 
 
Soluk borusunun büyük kollarına "bronş" denir. Bronşit, Akciğerlere giden havayollarının iç yüzündeki zarın iltihaplanmasıdır. Akut ve kronik olarak iki gruba ayrılır.

04/03/2008

Akut bronşit: Genellikle grip, kızamık, boğmaca veya tifo gibi hastalıklar sırasında görülür. Sisli ve soğuk havalarda çok rahatsız olurlar. Hastalığın başlangıcında kuru ve ağrılı öksürük, az yapışkan balgam, sonraları sümüksü cerahatli balgam ile hafif ateş ve halsizlik görülür. Boğazda yanma, ağrı ve ses kısıklığı görülebilir.  Mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

HASTALIĞIN NEDENLERİ
Akut bronşitin iki temel nedeni vardır:
Enfeksiyonlar ve fizikokimyasal etkenler. Soluk borusu ve bronşların iltihabı, üst solunum yollarında (burun, boğaz, gırtlak) grip enfeksiyonu sırasında çok sık gelişen bir komplikasyondur. Boğmaca ve kızamık sırasında da soluk borusu ve bronş enfeksiyonlarına sık rastlanır.
     Özellikle gençlerde görülen akut bronşitlerde, başlıca etken bakterilerden çok virüslerdir. Ama bakteriler de akut bronşit etkeni olabilir. Bakteriler bronşlara hava ya da kan yoluyla ulaşabileceği gibi, solunum yolu mukozasında saprofit olarak da, yani normal koşullarda bir hastalığa yol açmadan bulunabilir. Herhangi bir nedenle organizmanın direnci zayıflar ve savunma sistemi etkisiz kalırsa, enfeksiyona yol açabilen saprofit bakteriler de bronşit etkenine dönüşebilir.
     Fizikokimyasal etkenler içinde genellikle gaz halinde havada asılı olarak bulunan ve bronş mukozasına zarar veren birçok madde yer alır. Fabrika ve ev bacaları ile taşıtların egzoz borularından çıkan dumanlar ve solunum yollarında iltihaba yol açtığı kesinlikle bilinen sigara dumanı bunların basında gelir.

 Hazırlayıcı Etkenler
     Hastalığı hazırlayıcı etkenlerin basında çevre ve iklim koşulları yer alır. Ani sıcaklık değişikliklerinde, sürekli sıcak ve kuru ya da tam tersi tozlu ve nemli ortamlarda solunum yollarının koruyucu sıvı salgısı azalır. Ani bastıran soğuklar ve hava değişimleri gibi etkenler solunum yolları hastalıklarının daha çok sonbahar ve kış aylarında görülmesinin başlıca nedenidir.
     Akut bronşitin öbür etkenleri ise soğuk algınlığı, burun orta bölmesi eğriliği (deviasyon) ya da polip gibi oluşumlardır. Üst solunum yollarının, yani burun, boğaz, gırtlak ve soluk borusunun enfeksiyonlarına neden olan soğuk algınlığından başka öteki iki etken de burun solunumunu engeller. Dolayısıyla bunlar solunumun ağız yoluyla yapılmasına, sonuç olarak yeterince ısıtılmamış ve nemlendirilmemiş bir havanın solunmasına neden olur.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ
     Akut Bronşitin Belirtileri

     Özellikle soğuk algınlığı sonrasında öksürükle birlikte hafif ateş (37,5°C-38,5°C) görülür. Soluk borusu ve bronşlarda gelişen iltihap göğsün orta bölümünde, göğüs kemiğinin arkasın-da, öksürüğün artırdığı bir ağrıyla birlikte ortaya çıkar. Bazen daha hafif olan ağrılar bütün göğse yayılabilir; solunum kaslarının zorlanmasıyla solunum sıklaşır ve öksürük inatçı bir hal alır.
     Bronş iltihabının en önemli belirtisi olan öksürük bronşlardaki savunma mekanizmasının bir göstergesidir. Olağan koşullarda da, bronş duvarlarım uyaran herhangi bir etkene karşı şiddetli bir öksürük yanıtı görülebilir ve uyarıcı etken dışarı atılmaya çalışılır. Ama bronşitte bronş mukozası iltihaplanarak örselenmiştir. Bu durumda bronş duvarındaki mukus salgısı büyük ölçüde artar, damarlarda toplanan aşırı miktardaki kanın sıvı bölümü bronş boşluğuna sızar, eksüda denen bu sızıntının artması bronşları yabancı madde etkisi yaparak uyarır.
Hastalığın en önemli ikinci belirtisi olan balgam çıkarma, damar dışına sıvı sızması ve mukus salgısının artmasının sonucudur. Başlangıçta az çıkarılan ve koyu kıvamlı olan balgam, hastalık ilerledikçe daha akışkan ve boldur. Bazen günde yarım litre, daha seyrek olarak da bir litre kadar balgam çıkarılabilir.

 

   Akut Bronşit Hastalığının Seyri

     Akut bronşit genellikle tehlikeli bir gelişme göstermez. Hasta iki hafta içinde iyileşebilir. Kalp hastalığı olanlarda, çok küçük çocuklarda ve yaşlılarda hastalık daha uzun sürebilir.
Virüslerin etken olduğu bir enfeksiyonun bronşlarda doku yıkımına yol açması, buralarda bakterilerin de üremesini kolaylaştırır. Bu durumda hastalığın gidişi daha kötüdür. Bakteri enfeksiyonlarının eklendiği bronşitlerin en kötü sonucu grip sonrası gelişen zatürreedir.


Akut Bronşit Hastalığının Tedavisi
     Akut bronşitin etkeni genellikle virüstür ve bu durumda antibiyotik tedavisinin yararı yoktur. Ama virüs enfeksiyonuna bakteri enfeksiyonu eklenirse antibiyotik kullanmak gerekir. Bu nedenle virüslerin etken olduğu düşünülse bile akut bronşitli hastalara olası bakteri enfeksiyonuna karşı antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Ayrıca bronş salgılarının akışkanlığı artıran balgam yumuşatıcı (mukolitik) ilaçlar verilerek balgamın atılması sağlanmalıdır. Ateş yükseldiğinde yaygın biçimde kullanılan diğer düşürücülere başvurulur.
     Daha önce bahsedildiği gibi öksürük aşırı miktarda artan bronş salgısının temizlenmesi için gerekli bir savunma mekanizması oluşturur. Öksürük ilaçları ancak çok gerektiğinde kullanılmalıdır.

* Ateşin düşmesi ve öksürüğün önlenmesi için ilaç verilir.

* Eğer bronşite bir akciğer hastalığı da eşlik etmiyorsa yatak dinlenmesi ve bol ıhlamur çayı içilmesi hastalığı atlatmaya kafi gelecektir. Ihlamur suyu iyi bir balgam söktürücüdür.

* Hastanın yattığı oda sıcak ve nemli olmalıdır. Nem, sobanın üzerine konan bir çaydanlığın ağzı açık bırakılarak (buharla) temin edilebilir. Buğuseptiklerin buharı teneffüs edildiği zaman oldukça faydası görülecektir.

     Kronik bronşit: Bu çeşit bronşitte; havayollarını yağlayan bezler büyümüş, iç yüzlerinde bulunan tüyler görevini yapamaz olmuştur. Kış aylarında üç aydan fazla süren veya iki kış üst üste görülen bronşit kronik sayılır. Kronik bronşitin nedenleri tam ve açık biçimde ortaya konamamıştır. Kronik bronşit balgamlı olup daha çok sigara içenlerde ve kirli şehir havası teneffüs edenlerde görülür.

Belirtileri
Hastalığın en önemli belirti si kuru ya da balgamlı öksürüktür. Ama balgam yutağa gelince dışarı atılmak yerine yutula-bilir. Ateş genellikle hafiftir. Solunum zorlaşmıştır ve solunum sorunları ön plandadır. Nefes darlığı, fiziksel güç harcama durumunda hastanın hareketlerim kısıtlayacak ölçüde artabilir. Nefes darlığının nedenim anlamak için kronik bronşite bağlı olarak akciğerlerde ortaya çıkan değişiklikleri bilmek gerekir. Bronşların hava geçişini sağlayan iç boşluğu, bir yandan eksüda ve mukoza salgısının artarak birikmesi, öte yandan bronş duvarının damarlardan sızan sıvı nedeniyle şişerek kalınlaşması sonucunda önemli ölçüde daralmıştır. Hastalık sırasında bronş duvarındaki esnek liflerin yerini sert bağdoku lifleri alır. Bu nedenle esnekliği azalan bronşlar solunum sırasında yeterince genişleyemez. Bütün bu değişiklikler solunum hareketlerine karşı direnen bir güç oluşturur. Akciğerlere giren hava akımı aşın ölçüde sınırlanır ve ancak dinlenme sırasındaki gereksinimi karşılayabilir.
     Vücudun oksijen gereksinimini artıran kas hareketleri sırasında bütün dengeler altüst olur. Nefes darlığı, yani son derece zorlukla sürdürülen yetersiz solunum gözlenir. Hasta dinlenmek zorunda kalır. Nefes darlığı nedeniyle karşılanamayan hızlı soluma gereksinimi, akciğerlerin daha çok kanı oksijenlendirebilmek için daha hızlı çalışmak zorunda kalmasının sonucudur. Fiziksel güç harcandığında dokularda oksijen gereksinimi ve karbondioksit üretimi artar. Bronşitli hastanın akciğerleri, kana yeterli oksijen sağlayabilecek durumda değildir. Sonuçta dolaşımdaki kanda oksijen miktarı azalır. Oksijen açığım kapatmak için solunum hareketleri daha sık ve derindir. Hasta sıkıntıyla hava gereksinimi duyar, yani nefes darlığından yakınır.
Tedavi
     Alınması gereken ilk önlem sigaranın bırakılmasıdır. Kronik bronşitin gelişmesinde sigaranın baş sorumlu olduğu genel olarak kabul edilen bir gerçektir. Uzun süre sigara içen bir hasta sigarayı bıraktığında ya da azalttığında özellikle sabah yataktan kalkınca yaşanan sıkıntılı öksürük nöbetleri ve çıkarılan balgamın kısa sürede ortadan kalktığı, solunumun kolaylaştığı ve genel sağlık durumunun hızla düzeldiği gözlenir. Böylece sigaranın kronik bronşit gelişimindeki etkisi, sigara bırakıldığında gözlenen sonuçlara bakılarak kolayca kanıtlanabilir.
     Hava kirliliği önemli bir sorundur. Çoğu zaman bireysel çözümlerin ötesine taşmakla birlikte, kirli havayı solumaktan özenle kaçınmak gerekir.
     Solunum sisteminin hava kirliliğine de bağlı olarak gelişen kronik hastalıklarından ölüm oranı son derece yüksektir. Bu durum sanayi merkezleri ve büyük şehirlerden elde edilen istatistik verilerde açık biçimde ortaya çıkar. Bu verilere göre kronik solunum sistemi hastalıklarından ölüm, kalp damar hastalıklarından ölüm oranının ardından ikinci sırayı almaktadır. Bu nedenle kronik bronşit hastalarının havanın kirli olduğu yerlerden uzak durması yaşamsal bir önem taşır. Bu hastalar yılın belirli zamanlarım, özellikle kış aylarında sis görülmeyen, nem oranı düşük, yumuşak ve ılıman bir havası olan bölgelerde geçirmeye özen göstermelidirler.
     Bronşitin yinelenme ve kronikleşme eğilimi gösterdiği hastaların, tozlu ya da zararlı gazlara açık bir ortamda çalışıyorlarsa, meslek değiştirmeleri gerekebilir.
     Daha önce de belirtildiği gibi kronik bronşitin ilerlemesine ya da giderek kötüleşmesine neden olan enfeksiyonlar da önemlidir. Enfeksiyon etkeni olan bakteri ve virüslerin solunum yollarına girişi engellenemez; ama kış aylarında görülen salgın hastalıklarda bulaşmaya karşı genel önlemler alınabilir. Öte yandan mikropların gelişmesine uygun bir ortamın oluşması da engellenebilir.
     Kış aylarında yaygın olarak görülen akut bronşit olgularında yatakta dinlenmeye özen gösterilmeli, iyileşme dönemi evde geçirilmelidir. Böylece hem soğuktan ve ani sıcaklık değişimlerinden korunma sağlanır, hem de solunum yolları için son derece zararlı olan sis ve kirli dumanın solunması önlenir.
     Aşırıya kaçmamak koşuluyla hastanın bulunduğu ortam iyi ısıtılmalı, nem oranı yeterli olmalıdır. Bu nedenle radyatör ya da sobaların üstünde su bulundurulmalıdır. Kronik bronşitli hastaların tedavisinde kullanılan ilaçlar hastanın ve hastalığın durumuna göre seçilir. Her şeyden önce balgamın akışkanlığım artırıcı ve yoğunluğunu azaltıcı ilaçlar kullanılır. Bronş mukozasındaki iltihap için iltihap giderici ilaçlara başvurulur. Ayrıca hem bronşit sonucu gelişen daralmayı önlemek, hem de salgılanan balgamın daha kolay atılabilmesini sağlamak için bronş genişletici ilaçlar kullanılmalıdır.
     Doğrudan solunum yoluna uygulanan ilaçlar ve solunum alıştırmaları kronik bronşitte çok yararlı olmaktadır.
     Solunum tedavisi uygun bir alet ile çeşitli ilaçların aerosol olarak püskürtülmesi biçiminde uygulanır. Bu yöntemle antibiyotik, balgam söktürücü, bronş genişletici ve iltihap giderici ilaçlar verilebilir. İlacın doğrudan solunum yoluna verilmesi, sindirim sisteminden ve kandan geçerek zararlı etkiler yaratmasını engeller. Bu yöntemle ilaç, etkilenmesi istenen dokuya doğrudan ulaştırılabilir.
     Solunum alıştırmalarının tedaviden çok, koruyucu etkileri vardır. Bu yolla hastaya nasıl daha iyi soluk alıp verebileceği öğretilir.
     Antibiyotik tedavisi yıllarca son derece gelişigüzel uygulanmıştır. Özellikle kış aylarında koruyucu antibiyotik tedavileri bile yapılıyordu. Artık günümüzde bu yaklaşım geçerliliğini yitirmiştir. Antibiyotik tedavisi yalnızca ateş, öksürük ve aşın balgam çıkarma gibi enfeksiyon belirtilerinin alevlendiği durumlarda uygulanır. Bu uygulama için sorumlu bakterileri ve doğru antibiyotiği saptamak amacıyla balgam kültürü alınmalı, antibiyogram yapılmalıdır. Böylece hastalık etkenine karşı etkili olan antibiyotik belirlenebilir.

* Solunum güçlüğü ve sesli soluk alıp verme en tipik belirtisidir.

* Geceleri artan öksürükler, hastayı çok rahatsız eder. Ancak balgam söküldükten sonra rahat edebilir. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Her iki bronşitte de yapılacak ilk iş sigarayı bırakıp istirahat etmektir.

    

 

2697

Yorum Ekle

Yazdır
   

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

25/03/2015 - 10:36 BAHAR ALERJİSİ KAPIYI ÇALIYOR

n

10/12/2014 - 21:22 Omurga Travmalarını Önemseyin

n

10/09/2014 - 14:39 OKULDA BAŞARININ YOLU KAHVALTIDAN GEÇİYOR

n

06/03/2014 - 07:40 Kadınlar sağlıklı ve bağımsız bir gelecek için yürüdü

n

05/03/2014 - 09:05 Susuzluk kilo yapar, zamansız yaşlandırır

n

24/08/2013 - 14:52 Aşırı Sıcak Havalarda Nasıl Beslenmeliyiz?

n

17/01/2013 - 19:19 ÇOCUĞUNUZ UYUMUYOR MU?

n

06/05/2011 - 18:08

ASTIM DEYİP GEÇMEYİN!..

n

08/11/2010 - 15:22

MENİSKÜS YIRTIKLARI

n

12/05/2010 - 10:38

Çocuklarda Travma

n

17/11/2009 - 14:50

Domuz Gribi

n

06/07/2009 - 14:02 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi

n

05/12/2008 - 19:08

“Hepatit B” ile mücadele bilgilendirme toplantısı

n

31/10/2008 - 11:33

Varis

n

23/10/2008 - 16:33

Mantarlara dikkat!

n

18/06/2008 - 12:33

Dedikodular bıktırdı

n

10/06/2008 - 09:19

Polen alerjisi

n

07/05/2008 - 12:26

Kanser Nedir?

n

29/04/2008 - 12:24

Hipertansiyon

n

14/04/2008 - 15:12 Özel Ereğli ANADOLU HASTANESİ

n

04/03/2008 - 14:14

BRONŞİT

n

30/01/2008 - 19:07 Romatoid Artrit

 
eXTReMe Tracker

©2007 Bütün Hakları Saklıdır...
Tasarim : Canliyayin.Org